February 2012
2 posts
İyi ki’lerim var bugun benim.. Hep vardi.. İki yildir hep var.. ama bugun bir de keske’lerim var benim. Keske bugun.. diye basliyor ve her gecen dakika bir tane daha ekleniyor keske’ler hanesine.. Ve bir de avuclarimda tel tel guzel turuncu saclarim var bugun..
Feb 12th
Sesini özledim.. yüzünü özledim.. herşeyini özledim.. ama özlemim daha çok depreşecek diye bir süredir ne güzel sesini duymak için bir cesaret örneği sergileyebildim kendimce, ne de fotoğraflarına bakabildim.. Sonunda güzel sesin kulaklarımı, ruhumu doyurmakta.. ama fotoğraflarına yine bakmayacak gözlerim.. çünkü fotoğrafların çoğundan daha güzel hatırımdaki sen.. Şimdi ise; gözümü kapatıp...
Feb 5th
January 2012
4 posts
” First love is such sweet despair. “ -My Week with Marilyn-
Jan 21st
“Yanımdayken bile sana doyamazken, Nasıl anlatılır ki sensizlik ! “ Sunay Akın
Jan 12th
Bütün Kadınların Kafası Karışıktır Biraz..
Az ya da çok bütün kadınların kafası karışıktır çünkü erkekler gibi yalın düşünmezler. Yalın ya da bazen yüzeysel diyelim; bizim lügatta. Bütün kadınlar bazen kararsızdır; hafızalarının bir yerinde daha önce yaşadıklarının kırıntısı vardır halı altına süpürülmüş ama yok edilememiş.. Bütün kadınlar tedirgindir bazen; okyanusları geçer derelerde boğulurlar. Beklenmedik anlarda müthiş soğukkanlı...
Jan 9th
2 notes
Cenabet Perşembe!.
Niye birşeyi çok istiyorum ki? Niye? Ufacık birşey bile olsa.. A salak kızım bilmiyor musun olacakları? Çıkma dışarı. Gitme bugün de okula. Kimseden isteme birşey. Düşünme hiç kimseyi. Hatta bir günlüğüne kendini bile düşünme. Yapman gerekenleri yap, otur odanda tek başına. Üzme boşu boşuna kendini. Babam.. Sevdiğim.. Arkadaşım.. Hayatımdaki tüm erkekler, hepiniz ağlatmak zorunda mısın?...
Jan 5th
December 2011
15 posts
Nasıl birşeysin sen bilmiyorum ama en içten güldüren de sensin.. İçin için ağlatan da.. Bazen odunumsu kız halime dönme isteğimi arttırsa da o gözyaşları, bazen de o kadar da odun değilmiş, benim de içimde duygusal bir kız varmış dedirtiyor. Hangisi olmalıyım kimi zaman bilemesem de; hissetmek, sevmek, sevdiğini keşfetmeye çalışırken kendini de keşfetmek güzel şey vesselam.
Dec 22nd
Bütün gün hiçbir şey yapmıyorsun, yapmıyorsun.. Oyalanıp duruyorsun öylece.. En sonunda açıyorsun tumblr’ı.. Kelimeler dökülmeye meyilliyken. Sonrasında, bilgisayarın sağ köşesinden bir fotoğraf karesi çıkıveriyor aniden.. Ne var ne yoksa unutup kapatıyorsun sayfayı. Bu yazı da böyle birşey oluyor ondan sonra.
Dec 21st
Dec 21st
acı eşiğinin zorlandığı zamanlar oluyor bazen.. günün getirdiği ne varsa hepsini tek başına çözmeye çalışıp, başkasına olan sevincini de kızgınlığını da kendi içinde yaşamak zorunda kalınan zamanlar bunlar. acısının kaynağını bilip de yarasına bir parmak bile, merhem olarak çalamazken; tek başına olduğunu her saniye bilse de, arada bir.. arada bir, bir umut diyor içi.. belki buradadır. ...
Dec 20th
Sen ol da, İster yâr ol, ister yara.. Lütfun da başım üstüne, kahrın da.. Şems
Dec 20th
ne kadar geçtiğini düşünmek istemesem de çok...
kendince en doğru yerden bakmayı öğrenince, mutluluk da enerji de ben buradayım diyor. ne enerji bitiyor ne birşeyleri yapma isteği. yalnızca bakmam gereken yeri kaybettiğimde mutsuzluk ve korku çörekleniyor içime.. endişe, kırgınlık, kızgınlık gelip yerleşiyor o zaman. bazen iyi olduğunu bilmek bile yeterken bazen hiçbir şey yetmiyor.. zaman avuçlarımın arasından hem akıp gidiyor hem de...
Dec 19th
Kalbimin ortasına düşmüş,kocaman bir buz kütlesi var. Bazen kalbimi ısıtan şey, o buz kütlesinin bir kısmını eritiyor.. Bazen de erimeden kalan kısmı kalbimi buza çeviriyor.. Soğuk.. Donuk.. İtici..
Dec 17th
Bir yanım tek üzülen sensin ve aptalsın diyor.. Bir yanım neye üzüldüğünü bile bilmiyor.. Bir yanım kırgın.. Bir yanım öfkeli.. Pişman olunacak şeyler yapmamak için çaba harcanan, nefis zorlayıcı bir günün ardından bitmeyen bir gecede herşeyi daha da zorlaştırıyorum sanki. Hepsini ben yapıyorum.. ama nasıl yaptığımı, nasıl başardığımı hiç ama hiç bilmiyorum. Yalnızca korkuyorum.
Dec 12th
Bir, yapması gerekenler vardır insanın; bir de yapmayı isteyip yapamadıkları.. Bazen yalnızca isteyenin kendisi olduğunu bilmektir işleri kendisi için zorlaştıran.. bazen de sevgiden aşırı yükleme yapmaktır bünyeye.. Sonra da ait olduğu yerin neresi olduğunu kavrayamaz bir türlü.. Birinin yanında mı olmalı, yoksa yine odasına kapanıp karanlığında mı kalmalı bilemez. Bir delilik anında basar...
Dec 10th
Dokuz çarşambanın dokuzu birden bir çarşambadan çıktı. Akılda tek kalan ise; güzel bir sesle uyanılan günü, güzel bir sesle tamamlamış olmaktı. Günün yorgunluğunu, gerginliğini, kızgınlığını alıp götürdü sanki.. Garip bir tat bıraktı damağımda. Yarım.. ama güzel..
Dec 7th
Gözümden uyku akarken uyuyamamak.. Sabahtan beri ne zaman azıcık uyusam diye gözümü kapatsam aynı yerde buluyorum kendimi. Rüyalar.. Rüyalar.. Bitmek bilmez bol aksiyonlu rüyalar. Rahat mı batıyor nedir? İki gün iyiyse beş gün tepe takla herşey.. Alıştım artık desem de iyi giden o iki günün tadı damağımda kalınca alıştım demek de bir işe yaramıyor. İnsanların hayatındaki görevimi, yerimi ya da...
Dec 5th
Dec 4th
Dec 4th
basit, düz mantık, biraz da aptal olmak ne kadar iyi bir şeymiş aslında.. yani aptal olanlar en şanslısı şu dünyada. ne acılarını hissediyorlar, ne de başka birşey. hem düşünmelerine de gerek yok zaten. aptal olduğunu etrafındakiler kabul ettiyse ve biliyorlarsa öyle olduğunu, yaptıklarını da kabul ederler mutlaka.. sünger gibi bir beyin.. içine ne atarsan at acıtmıyor, takılmıyor beyninin...
Dec 4th
beynim kendini, kendince korumaya alma derdinde.. iyi de ben uyumaktan nefret ederim. 36 saatin 20 saatini uyuyarak geçirmek bana göre değil ki! şimdi de hepten gitti uyku denilen şey. sabahı nasıl edeceğim ben? zaten bu kadar uykunun üzerine bir kaç gün de hiç uyumam ben. tüm alıcılarım karışır, her şeyin içine edecek kıvama gelirim; hatta içine ederim, ancak o gün uyurum. söyleyeceklerim çok...
Dec 1st
November 2011
21 posts
kafanı dağıtmak için bir dizi, bir film izlerken herşey geçici de olsa iyi, güzel, yolunda oluyor.. yani öyle sanıyor insan. sonra dizide fonda bir şarkı başlıyor.. ve eskisinden daha çok dağılıp kalıyorsun öylece. midene garip sancılar giriyor.. nefes alıyorsun ama sanki hava gitmiyor içine.. boğazında düğümlenip kalıyor her nefes.. yutkunamıyorsun bile. kaçmaya çalışmadığım zamanlarda her...
Nov 30th
Nov 26th
aslında ne kadar şanslıymışım ben.. öğretmen olma hayalini yarım bırakan bir baba, küçükken öğretmenciliklerine kobay olarak kullanan bir ablayla büyümüşüm.. üniversiteye gelmişim.. bilgisayar mühendisliğinde okuyor olsam da bakınca; en sevdiklerim, dostlarım, kıymetlilerim, hep öğretmen olmuş.. ne çok şey öğretmiş hepsi de bana.. dostum olmuş, kardeşim olmuş, canım olmuş, en kıymetlilerim...
Nov 24th
çok tutarsızım bu sıralar.. ve ortayı bulmak istiyorum artık. hal böyle olunca da hem herşeyi yapasım geliyor, hem de hiçbir şey yapmayasım.. bu dengesizlik hiç bana göre değil. sağı solu belli olmayan ben’i, ben sevmezken başkaları yaklaştığında onları incitmek kaçınılmaz oluyor.. yıpranıyorum, yıpratıyorum.. saçma sapan bir hal alıyorum. yine sabır.. selamet? felaket?.. üçlüsüyle...
Nov 21st
bu bile yarım kalıyor ama.. olsun.
“Seni severek yaralarını iyileştirecek biri varsa hayatında, önemli değil düştüğün yerler.. atıldığın kuyular.. aldığın yaralar.. yalan çıkan, bildiğin tüm doğrular.. işittiğin tüm kötü sözlerin yeri bile çabuk iyileşir o zaman. nasihat etmeden, küçümsemeden dinleyen, anlatırken bile geçecekmiş gibi gelen, sıcacık bakışlarıyla içini ısıtan, seni olduğun gibi kabul eden, değiştirmeye...
Nov 21st
“Bir ilişkide güvensizlik varsa oradaki sevgi yalandır. Ve güvenilmek,...”
Nov 21st
Kırıklarımın battığı bir gün daha.. En acılısından.. İnsanların içinde kalmak zorunda olduğun vakit, onlarla yaşamak daha da zor.. Yorgun, sessiz, suratsız oturup kalıyorsun bir köşede..
Nov 21st
Sanki şimdi de geçmek bilmiyor zaman.. Uyusan da uyanık kalsan da.. Aptallık olarak görülen şeyler akla her gelişte sıkıntı biraz daha büyüyor.. zaman daha yavaş akıyor sanki.. Sözler tükenip bitiyor.. İyileştirdiğini düşündüğü şeyler ortaya döküldükçe can yakıyor.. canı yanıyor.. Sonrasında hayallerine biraz daha zarar veriyor. Daha fazla zarar vermeden, artık zaman bitsin istiyor..
Nov 20th
Nov 19th
Yine uykudan birseye uyandim ama.. ne bilmiyorum. Sanirim keyifli bir ruyadan uyandim ve uyandiktan sonra hersey yine icime oturdu. Telefonu aldim hemen elime. Bir seyler yapacaktim.. Yapamadim. Yapamiyorum. Ne yapmak istedigimi bilip yapamamak kadar nefis zorlayici baska ne var ki su hayatta? Oylece vazgecip kaliyorsun sonra.. Bos gozlerle bakiniyorsun etrafa. Sarilip uyumak istedigim...
Nov 16th
Belli noktalarda ne kadersiz, ne bahtsiz, ne sanssizim desem de.. ama hic degismeyecek bir sey var. “iyi ki.. iyi ki.. iyi ki.. ” lerim. İyi ki…
Nov 16th
En zoru da, sagligindan endise ettigin donemlerde tek yapilabilecek seyin yine beklemek olmasi.. Gogsunden bogazina dogru ilerleyen kocaman bir yumru ile oylece beklemek..
Nov 15th
15 Kasım'ın getirdikleri..
Günün getireceği, hiç anlaşılmayan iki sınav.. Boş bir oda.. Bir saattir ekrana öylece bakan bir ben.. Ankara ayazını iliklerinde hissederek içilen bir dal sigara.. Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir gece daha.. Ve yine aynı şarkı..
Nov 14th
Gecici sureligine beynimin ve kalbimin belli kisimlarini devre disi birakmak istiyorum ama bu konuda hep becereksizdim. Hala da oyle gidiyor.. İlk sinava saatler kala monologlar baslamali. Gecici olarak devre disi kalmasa da otelemek gerek belli seyleri.. Verilen sozler hatirlanmali, sonra da elinden gelenin fazlasi yapilmali..
Nov 14th
Özledim ben yine. Yani aslında hep özlüyorum da, artık bunu dillendirmek de bununla yaşamak da daha bir zor sanki.. Öyle işte..
Nov 13th
özledim nokta bitti!
Nov 10th
Özlem yakar mı bu kadar gözleri? Yoksa başka bir şey mi bu gözlerin derdi? Yine yanıyor, yine yakıyor.. Arada bir an gözlerim dalıyor uzaklara.. Kendimi kırgınlıkların, kırıkların içinde buluyorum. Sonra işitilen sözlerin hepsi, her kırık acısını önce gözlerimden çıkarıyor sanki.. On günde kaçıncı acısını çıkartışı bilmiyorum ama gözler yakıyor canımı.. Bir de söylenen sözler.. Ama yine de...
Nov 10th
Mantıklıyken verilen kararlar, görülen gerçekler, aslında bende kalmaması gerekenler, söylenmesi gerekenler her gün biraz daha içime oturuyor. Sanki asıl şimdi bencillik yapıyorum gibi geliyor.. ve her geçen saniye kendimden soğumama sebep oluyor. Tüm duyguları nötrledim sanki.. Herşeye dair hiçbir sey hissetmiyorum bir kaç gündür.. Monologlar kurtarır mı ki bu sefer? Zorunluluklarımın...
Nov 8th
Her kilometrede her kelime, her cumle, her sey yerli yerine oturuyor sanki. Uzun zamandir olmadigi kadar mantikli cevaplar veriyor ic sesim.. Belki de yillardir hic bu kadar mantikli seyler donmemisti bu beynin icinde. Bir suru yeni karar aldim. Almaya da devam ediyorum. Simdilik bana kalacak o kararlar.. Vakti gelirse eger, hic biri icimde kalmayacak. Bilmesi gereken varsa eger bilmis...
Nov 4th
Beynimin içinde tek tek topladığım parçalar bir anda dağıldı şu on dakika içinde.. Yine aynı sırayla, eksiksiz toplayabilir miyim acaba? Şu anda öyle hissetmesem de yapabilirim.. Yani sanırım. Bunu da düzeltirim..
Nov 3rd
İhtimaller denizinin bile yüküne hazırlamışken kendini, bir anda gerçeklerin ortasına düşünce çok şaşırmamış aslında. Aldığı sorumlulukların büyüklüğünü, yükünün ağırlığını az çok biliyormuş çünkü.. Sonuçlarını da biliyormuş, çekeceği acının boyutlarını da.. Hepsi kendi tercihiymiş hatta.. Çünkü kendi kendini getirmiş bu noktaya.. Sonuçlarına katlanmak da, onları düzeltmek de onun göreviymiş. ...
Nov 1st
October 2011
12 posts
“Aşkın bir yolu vardır, her yaşta başka türlü geçilen… Aşkın bir yolu vardır, her yaşta biraz gecikilen…” Murathan Mungan
Oct 30th
Oct 28th
773 notes
umarım yapmak isteyip yapamadığım her ne varsa yapabileceğim, söylemek isteyip de cesaret edemediğim sözler için cesaretimi toplayabileceğim, sahibine ulaştırmak isteyip de ulaştıramadığım şeyleri ulaştırabileceğim, görmek isteyip de göremediğim sevdiklerimi, kıymetlilerimi görebileceğim zamanlar vardır.. umut dünyası.. neden olmasın?
Oct 28th
Yaşatmaya çalıştıgımız; Atamızdan bize miras kalan, her geçen yıl; çocuğu, genci, yaşlısı için elde kalan bir kaç bayramdan ibaretken; en çok birlik, beraberlik, kardeşliğimizi göstermemiz gerektiği vakit törenleri iptal etmek.. Bu günde birşeyleri pekiştirmek adına törenleri yapmak varken, birilerinin ekmeğine yağ sürmek.. Evet! Yasımızı tutuyoruz hepimiz.. Hepimizin canı yandı, yanıyor.....
Oct 28th
aynı dünyada değiliz sanki.. hatta aynı ülkede.. zenginler zevki sefasındayken, garibanlar dağın başında vatanı koruma derdinde.. şimdi ise; enkaz altında kalan, göçen, şimdilik onlarca can eklendi giden gencecik fidanların üstüne.. doğudaki; taşın altından can çıkarmaya çalışsın, bir ses duymak için elleriyle tek tek kaldırsın taşları.. batıdaki de; polis arabasına ses bombası atsın. iki...
Oct 23rd
“Beni bir tek sen anladın. Sen de yanlış anladın.” tadında hayat. -23 yıldır yakamı bırakmayan hayat biçimi
Oct 22nd
Kiriklarim batiyor bugun.. Dur durak bilmeden.. Kirip dagittigim icimdeki hersey tek tek hesap soruyor sanki benden. ALES mis.. Ona da basvurduk bugun. Dort kisi beni bekledi saatlerce.. Odtu yollarini cekti.. Peki ben nerdeydim? Bilmiyorum. Yalnizca onlar olmasaydi bugunku mecburiyetlerin hicbirini yapmazdim.. Yapamazdim.. Onu biliyorum. Gozlerim aciyor.. Uyuyamamaktan, uyuyup uyanamamaktan,...
Oct 14th
Mecburiyetler.. Okul, ders, ödevler, insanlar, dostlar, kırgınlıklar, başkaları tarafından zorlanan sınırlar.. Onlara karşı çekilen yeni sınırlar.. Beklenen zamanlar.. O mecburiyetler üç aydır öylece tek parçası yerine konmamış puzzle’ımı bile vurdu bu gece.. Kendine hayrı dokunmayan saçma bir yapıştırıcı ve koli bandıyla tutturuldu her bir parça.. ama hala her biri düşecek gibi duruyor.....
Oct 12th